Buralar dutluk idi.
Geçen sene kazandığım Hong Kong fotoğraf yarışmasının istenilen belgelerini geç ulaştırdığımız için elimden kaçan ücretsiz Hong Kong ziyareti ve 1000 dolar geldi aklıma.
İçime oturdu :(
Engelsiz Yarınlar İçin.

Çevrenizde,okulda,sinemada,çarşıda,iş hayatınızda kaç engelliyle karşılaşıyorsunuz? Etrafınız da kaç engelli var? Bir alışveriş merkezinde alışveriş yapan kaç engelli gördünüz ya da okulunuzda kaç engelli var? Belki de hiç denecek kadar.Biz görmüyoruz diye onlar yok mu? Belki biz görmüyoruz fakat 8,5 milyon engelli yaşıyor Türkiye’de.Nüfusa oranladığımız takdirde her 9 insandan 1’i engelli.Peki ama nerede bu engelliler? Okulda yoklar,sinemada yoklar,çarşıda yoklar.Neredeler? Cevabı ise basit onlar evlerinde hapis hayatı yaşıyor. Evlerinden dışarıya çıkmıyorlar, çıkamıyorlar. Çünkü dışarıdaki hayattan daha mutlu bir hayat evdeki hayatları. Evlerinden dışarıya çıktıkları anda başlıyor zorluklar.
Şimdi düşünelim yaşadığımız çevre engellilerin için düzenlenmiş bir çevre her şey onların yaşamına uygun şekilde yapılmış yani bizim şimdiki düzenimizin tam tersi her şeyin onlar için olduğu bir düzen. Düşünün ki merdiven diye bir şey yok,bütün yollar yürüme engellilerin tekerlekli sandalyelerini kullanacakları şekilde.Düşünün ki bütün yazılar görme engelliler için kabartma harflerle yazılıyor.Düşünün ki bankadaki gişe memuru, televizyondaki spiker hatta bütün yakınlarınız sizinle işitme engellilerin anlaştığı gibi işaret diliyle anlaşmaya çalışıyorlar ya da anlaşamıyorlar! Empati kuralım,kendimizi onların yerine koyalım. Düşünün ki görme engellisiniz,karşıdan karşıya geçmek için bile bir başkasından yardım almak zorundasınız.Düşünün ki doğanın güzelliklerini göremiyorsunuz,bulutları göremiyorsunuz,kırmızı ya da mavi size hiçbir şey ifade etmiyor.Doğanın sesleri,kuşların cıvıltısını duyamıyorsunuz,keman virtüözünü ya da çalan şarkıyı dinleyemiyorsunuz. Ne zor bir dünya öyle değil mi? İşte düşüncesi bile kötü fakat bu hayatı yaşayan 8.5 milyon insan var.
Hayat onlar için daha zor.Kolaylaştırmak ise engelleri oluşturan bizlerin elinde. Onlar anormal değil tam aksine onlar anormal şartlar altında yaşayan normal insanlar. Bu anormal şartları düzeltmek ise bizlere düşüyor.Çünkü engeli yaratan insanlardır. Hayat onlar için de var.Evlerindeki hapis hayatlarından kurtarmalıyız.Etrafımıza iyi bakalım,engellilere engel olan unsurları ortadan kaldırmaya çalışalım.Örneğin kaldırım sonundaki rampanın önünde elektrik direği varsa belediye bildirelim,engellilerin kullanacağı otobüsler için istekte bulunalım.Okulumuza rampa yapılması için girişimde bulunalım.İşitme engellilerin dinleyeceği sesli kitaplar için seslendirme yapalım.Onları eğitimsiz,işsiz,güçsüz bırak- mayalım,topluma kazandırılmalarında yardımcı olalım.100 işçi çalıştıran bir kurumda en az 2 işçinin engelli birey olması gerektiğini unutmayalım.Onlara balık vermeyelim balık tutmayı öğretelim.Elbette imkanlar verildiğinde onların da yapabileceği işler olduğunu unutmayalım.
Eğer ki biz kimsenin yardımı olmadan otobüse binebiliyorsak onlar da binebilmeli.Onlar da hayatlarına bizim gibi devam etmeli.Hayatlarındaki engellere bir engel de biz koymamalım aksine bu engelleri asgari seviyeye indirmeye çalışmalıyız. Unutmayalım ki bugününün engelsizleri yarın engelli olabilir.Bir gün biz de engelli olabiliriz görme,işitme ya da yürüme engelli. Engelliler bizim onlara acımamızı istemiyor.Onlar sadece bizimle eşit olmak istiyor.Eşit insalarla eşit şartlar içinde.Dolayısıyla engelli hayatların acısını hafifletmek istiyorsak onları sadece ‘’Engelli Haftaları’nda’’ değil bütün yıl boyunca hatırlamalıyız,unutmamalıyız,engellerin,engellilerin farkına varmalıyız. Unutmayalım ki engelliler için yaptıklarımızı aslında kendimiz için yapıyoruz.Bugünün engelsizleri yarın engelli olabilir.Bizler engelli bireyler olmadan önce engelleri ortadan kaldıralım.Engelli insanlarımız için yarının engelli adayı bizler için.Engelsiz bir ülke,engelsiz yarınlar için.
Ozan Ömer Kadüker
Anonim
Q: Sevgilisiyle ilişkiye başladığı gün Facebook hesabını donduran kişinin Facebook'u ne amaçla kullandığı ortadadır. diye yazmışsın ne amaçla kullanır o faceyi?
A:
kendine sevgili bulma amacıyla

